ÇOCUKLARDA AHLAK EĞİTİMİ
ÇOCUKLARDA AHLAK EĞİTİMİ

   Doğruluk, hoşgörü, saygı, sevgi, adalet, fakire ve güçsüze yardım gibi
insancıl değerler ahlak kurallarını oluşturur ve toplumsal huzur ve düzenin sağlanmasında başrolü oynarlar.Erdemli bir insan olmak, ahlaklı çocuklar yetiştirmek her toplum için en yüce değer olmak durumundadır. Ahlaki yönü eksik kalan eğitim öğretim toplumları yıkıma götürecektir

     Ahlakın olmadığı yerde kanunlar etkili olamaz. Çünkü öyle insanlar kendi kanunlarına göre hareket etmek isterler, kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederler. Tam tersi kendi amaçları değil de insani amaçlar doğrultusunda ve kendi arzusuyla kötülüklerden uzak duruyor, iyiliğe ve doğruluğa yöneliyorsa ahlak gelişimi tamdır.

      Ahlaki gelişim sürecinde anne babanın denetimi, yol göstermeleri, sınır koymaları ahlakın güzelleşmesinde rol oynamıştır. Çocuk doğru ya da yanlış bir özyönetim gücü kazanmaya başlamıştır.Bu yaşlarda elbette her durumda aynı olgunluk, hoşgörü, işçilik ve uyumlu tutum çocuktan beklenmemelidir.

      Çocuklar anne babalarını örnek alırlar. Çocuğun kurallar ve sınırlar dahilinde kendini yönetmesinde, yanlışlardan kaçmaya çalışmasında en önemli faktör anne babaya benzemek, anne babanın beğenmediği davranışları yapmak suretiyle gerçekleştirir.Korku ve ceza, sevginin yanında her zaman son sıraları alır.

      Güzel ahlak eğitimle, okumakla düşünmekle, edep öğrenmekle, kültürlü insanlarla arkadaşlık etmekle edinilir. Zaten kendini geliştiren insan, okuyan araştıran insan, kötü davranışlara vakit bulamaz. Tarihe iz bırakmış bilgelerin yaşamlarını okuyup yorumlamak onlar gibi davranmaya çalışmak bizi güzel ahlaklı olma yolunda ilerletir. Güzel ahlak, Yaratan'ı düşünerek O'na olan inancını gücü ile yaratılanları hoş görmektir. Güzel ahlaklı kişide küfür , yalan, alaycılık,kıskançlık, gıybet cimrilik gibi olumsuz duygular yoktur ya da en az düzeydedir. Rabbimiz aslında bunların hepsini bizlere yasaklamıştır.Müslüman şaka dahi olsa yalan söylememelidir. Kaldı ki böyle uygun olmayan davranışlar kesinlikle bir müslümana yakışmaz.

       Güzel ahlaklı saf, içten, sade, temiz davranışlar sergiler. Susmasını ve dinlemesini bilir. Sabırlıdır, çalışkandır, affeder, doğruyu konuşur. Güler yüzlü, tatlı dillidir. Kimseyi üzmez ya da üzmemeye özen gösterir. Lanet okumaz, hoşgörü sahibidir. Şükretmeyi, karşılıksız iyilik yapmayı bilir. Başkalarının ayıp ve kusurlarını dile getirmez ama kendi ayıp ve kusurları yok etmek için azami çaba gösterir. Her daim iyi ve doğru olmanın doğru olmanın yollarını düşünür.

        Güzel ahlaklı kişi yalnız insanlara değil tüm canlılara sevgi, merhamet, anlayış gösterir. Dedikodu yapmaz, yapanları usulünce uyarmaya çalışır. Başarılı olmazsa ortamdan uzaklaşmayı yeğler. Tüm öğretilenlerde insanın kaçınması gereken öncelikli olarak iki erdem yalan söylemek ve dedikodudur.






İyi ve güzel ahlak konusunda Peygamberimizin bazı hadiseleri az sözle çok şey ifade eder.

-Hiçbir baba çocuğunu güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez.

-Şüphesiz güzel ahlak güneşin buzu erittiği gibi günahları eritir.

-Güzel ahlakın azı, güçlüklere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık beklememek.

 
-İnsanları memnun etmek için malınız kifayet etmez. Ancak güler yüz ve güzel ahlakla onları memnun edebilirsiniz.

-Yumuşaklık insanı süsler ve çirkinliği giderir.

Güzel ahlak aynı zamanda yumuşaklıktır. Şiddetsiz bir yürek, sertliği olmayan bir kuvvettir. Öfkesiz bir sevgidir. Adalet, alçak gönüllülük, hoşgörü, mizah anlayışı da güzel ahlakın olmazsa olmazıdır.

Ailemiz bizlere güzel ahlakı, güzel davranışları aşıladığı zaman istesekte aksine bir davranış sergileyemeyiz. Çocuklara ahlaki eğitim verilirken diğer taraftan gerçek hayatı da göz ardı edilmemelidir. İnsanların hayatları boyunca her türlü üzüntü ve sevinçleri yaşadığını, çocuklarında bu tür durumlara hazırlamak gerekir. Çocukların yaptıkları işlerin sonuçları her zaman olumlu ve güzel olmayacağını, görünmeyen yerlerinde olup farklı sonuçlarla karşılaşabileceğini ve bu tarz olaylar karşısında yeni yollar arayıp bulmasını sağlamak gerekir.

Toplumda iyi insanların olduğu gibi, kötü insanlarında kötülükler yapıyor olsalar da bu insanların örnek alınmayacağını, tek başına da olsa iyi, güzel, doğru davranışlardan vazgeçmek gerektiği vurgulanmalıdır

 

 

Betül DEMİR