PEYGAMBER VE ÇOCUK
PEYGAMBER VE ÇOCUK

Örnek insan olmak dediğimizde ilk önce aklımıza hiç şüphesiz Peygamber Efendimiz (sav) gelir. Her konuda olduğu gibi etrafımıza olan davranışlarımızda ve en önemlisi, geleceğimiz olan çocuklarımıza davranışlarımızda evvelâ O’nu(sav) örnek almalıyız.

Peygamber Efendimiz(sav), çocukları kız veya erkek olarak ayırmamış, onlara sevgi ve ilgi göstermiştir. Güzel nesiller yetiştirmek istiyorsak, her halimiz ve tavrımızda sevgi temelli yaklaşmalıyız.

Öncelikle şuna işaret etmeliyiz; sevgi ve rahmet peygamberi olan Hz. Muhammed(sav) hem kendi çocuk ve torunlarına karşı hem de diğer çocuklara karşı sevgi ve hoşgörüsü ile bilinen örnek bir şahsiyetti. Oğlu İbrahim’in ölümü üzerine Hz. Peygamber hüzünlenip ağlamıştır. Hatta bu durum karşısında ‘Gözün yaşarıp kalbin hüzünlendiğini’ (Müslim, Fedail, 62) ifade etmiştir. Yine, Hz. Peygamberin(sav) kızlarından Ümmügülsüm’ün vefatında kızının mezarı başında ağladığı da Hz. Enes(ra) tarafından rivayet edilir. Görüldüğü üzere Hz. Peygamber(sav) çocukları arasında hiçbir zaman ayrım yapmamış ve ayrım yapanları ise uyarmıştır.

İslamiyet öncesi cahiliye devrinde insanların düşüncesinde kız ve erkek çocuk arasında ayrım yapılır, çocuklara gerekli şefkat gösterilmezdi. Peygamber(sav) bu gibi cahilî düşüncelerle mücadele etmiş, insanlara sevgi ve şefkati tavsiye etmiştir. Bir keresinde Hz. Peygamber(sav)’imizi torunu Hasan’ı sevgi ve şefkatle öperken gören Akra b. Hâbis isimli sahabe, ‘Benim on çocuğum var, onların hiçbirini öpmedim.’ demiştir. Buna karşılık ise Peygamber(sav)’imiz, ‘Merhamet etmeyene merhamet edilmez.’(Buharı,edep,18) buyurmuştur.

Peygamber(sav), daima insanları sevgi ve şefkate davet etmiş ve bu konuda güzel bir liderlik ve örneklik göstermiştir. “Küçüklerimize sevgi, şefkat ve merhamet; büyüklerimize de saygı göstermeyen bizden değildir.”(Tirmizi, Birr,15)  buyurarak büyükler ile küçükler arasında saygılı ve sevgili bir iletişimin kurulması için tavsiyelerde bulunmuştur.

Hz. Peygamber(sav), müslüman olmayanların çocuklarına da şefkatle yaklaşmıştır. Hatta Medine’de hasta bir Yahudi çocuğu ziyaret etmiş ve bu ziyaret esnasında Yahudi çocuk müslüman olmuştur.

Çocukları uyarması gerektiğinde tatlı bir dille uyaran Peygamber(sav), on yıl kadar hizmetinde bulunan Hz. Enes’i hiç azarlamamış, yaptığı yanlışları problem haline getirmemiş ve güzel bir dille uyarmıştır.

 

Tüm bu sayısız örneklere baktığımızda, Peygamber(sav) Efendimiz’in çocuklara ayrı bir sevgi gösterdiği, onların seviyesine inerek davrandığını görüyoruz. Çocuklarla oyun oynayıp şakalaşan, onları azarlamayan, kızmayan ve güzel bir dille hitap eden bir Peygamber görüyoruz. Peygamber(sav)’in hayatında da örnek olarak gördüğümüz gibi, onları önemseyip, onların dünyasına değer vererek davrandığımızda onlara en güzel şekilde örnek olmuş oluruz. Şunu unutmamalıyız ki; bir insan yetiştiriyorsak, bunu en güzel şekilde yapmanın, özü güzel ahlak olan güzel dinimizi anlama ve yaşama fırsatının yolu sevgi ve merhametten geçer.

 

Rabia Dıvarcı

Merve Koleji Dikap Zümre Başkanı